Polisiye Roman Nasıl Yazılır ? Katilini kovalamaya hazır mısın?Bir cinayet sahnesi tasarla, ipuçlarını sakla ve okuyucunu “Katil kim?” sorusunun pesinde koştur! Bu kitap, polisiye roman yazmanın tüm sırlarını adım adım açığa çıkarıyor.Agatha Christie’nin ters köşelerinden Sherlock Holmes’un gözlem gücüne, cozy gizemlerden gerilim dolu dizilere kadar ilham kaynaklarıyla dolu bir yolculuk seni bekliyor.Dedektifini yarat, kurgunu parlat ve okuyucunu şaşırt çünkü en iyi gizemler, kaleminin ucunda saklı! Polisiye yazarı olmak içinihtiyacın olan her sey bu kitapta! Göl Kıyısındaki Ev Gencoy Sümer’in Göl Kıyısındaki Ev kitabı on bir gizemli öyküden oluşuyor.Bu kitabı okurken, insan ruhunun karanlık bölgelerinde yapacağınız tuhaf, şaşırtıcı ve tekinsiz bir geziye hazır olun.Öykülere gelince... Bir Kapalı Oda Cinayeti: Klasik tarzda yazılmış, sevimli (cosy) polisiye diye adlandırılan türde bir dedektif serüveni. Feneryolu Cinayetleri’nden tanıdığımız ünlü hafiye Kerim Ülkü gene işbaşında. O, kilitli bir odada işlenen cinayeti çözmeye çalışırken, soruşturmaya okur da katılıyor. Gencoy Sümer, bütün polisiyelerinde olduğu gibi hiçbir ipucunu bizden saklamamış.Mahur Beste: Olayların başlangıcı, gece gelen esrarengiz bir telefon. Geçmişin tozlu anıları etrafa saçılınca, ortaya çıkan gizemli ama hazin bir öykü. Bir Cinayet Planı: Sevgilisiyle birlikte kocasını öldürme planları yapan bir kadının iç dünyası. İki sevgilinin amaçlarına ulaşıp ulaşamayacakları tam bir bilmece. Öykünün sonu ise hiç beklendiği gibi değil. Kalyonlar: Kısa ama yakıcı bir öykü. Küçük bir kasaba delikanlısının, kendi geçmişindeki karanlığı aydınlatma çabası. Bir Zamanlar Yeşilçam’da: Yaşlı ve yorgun bir aktör gençlik yıllarını anlatıyor. Işıltılı geçmişinin unutulmaz anıları arasında bir de gizemli bir ölüm var. Otuz Yıl Sonra: Yıllar önce baktığı bir davayla yüzleşmek zorunda kalan emekli bir yargıcın öyküsü. Kan Kokusu: Aile içi şiddete tanıklık etmeye hazırlanın. Aynadaki Cin: Kitaptaki tek fantastik öykü. Çok bilinen bir masalın değişik bir yorumu. Gencoy Sümer, ünlü Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’i farklı bir bakış açısından yeniden yazmış ve esrarengiz bir öyküye dönüştürmüş. Miras: Uygunsuz bir evliliğin gizemli içyüzünü anlatan, şaşırtıcı finaliyle oldukça keyifli bir öykü. Yılbası Gecesi: İki sevgilinin yıllar sonraki buluşması, dokunaklı olduğu kadar da tehlikeli. Bu hazin karşılaşmada, gizemli ayrılığın sebebini öğrenebilecek miyiz acaba? Göl Kıyısındaki Ev: Kitaba adını da veren son öykü. Issız bir yerde toplanan dört arkadaşın birlikte geçirdikleri tuhaf bir gece. Bu tekinsiz öykünün sonu ise tam anlamıyla beklenmedik ve şaşırtıcı. Gizemli öyküleri seviyorsanız bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Feneryolu Cinayetleri Gencoy Sümer’in Feneryolu Cinayetleri, Ülkü Lokantası’nın sahibi Kerim Ülkü’nün aldığı bir mektupla başlıyor. Yıl 1982, bir mart sabahı hava buz gibi. Mektubu Müzeyyen Sermet Hanım, ablası Maksude Sermet’in ricası üzerine yazmış. Ablasının yalnızca Kerim Bey’e açıklayabileceği bir sırrı varmış. Kerim Ülkü bu sırrın, intihar ettiği sanıldığı halde öldürülen biriyle ilgili olduğunu hatırlıyor. Ancak, kardeşlerin Feneryolu’ndaki evine gidince, Maksude Hanım’ın iki gün önce öldüğünü öğreniyor. Geriye kanıt olarak bir aşk romanı kalmış. “Feneryolu Cinayetleri” kahramanlarıyla, edasıyla, mekânlarıyla bana biraz Osmanlı polisiyelerini hatırlattı. Sermetler’in köşklerinin semti Feneryolu, iki yanı ağaçlı yolları, eski köşkleri, bakımlı bahçeleriyle Kadıköy yakasının yıllar önceki halinin bir tablosu sanki. Her bölüm farklı bir kişi tarafından anlatılıyor. Maktul ise, çok güzel bir kadın: Piraye Arsan. Olayları onun hayatına girmiş insanlardan, kendi yorumlarıyla dinliyoruz. Sonunda gözümüzün önünde bütün esrarıyla başka bir devir açılıyor sanki. - Sevin Okyay Ünlü artist Piraye Arsan’ın on üç yıl önceki intiharı tüm ülkeyi sarsmıştı. Ünlü aşçı, restoran işletmecisi ve zehir hafiye Kerim Ülkü’nün aldığı bir mektup bu olayın intihar süsü verilmiş mükemmel bir cinayet olduğunu söylüyordu. Kerim Ülkü, yakın dostu olan polisiye roman yazarı Faruk Arman ile birlikte bu cinayeti aydınlatmak üzere yola çıktığında katil çoktan geride başka cesetler bırakmaya başlamıştı bile. Daha birinci sayfadan itibaren okurları içine çeken bu romanda Gencoy Sümer kapalı oda cinayetine yakın bir cinayeti ayrıntılarıyla incelerken okurları da çözüme dahil ediyor, hiçbir ipucunu okurdan gizlemiyor. Son sayfalara kadar katilin kimliğini saklamayı başaran yazar, Agatha Christie ve Sir Arthur Conan Doyle gibi ustalara da saygı duruşunda bulunmaktan geri kalmıyor. - Bukem Cevher Bir Yaz Günüydü Klasik polisiyeyi modern bir dokunuşla harmanlarken öykülerine edebi bir tat katmayı ihmal etmeyen Gencoy Sümer, bu kitabında gizem ve suç tutkunlarına heyecan verici bir okuma vadediyor. Polisiye edebiyatın en parlak dönemlerinden ilham alan bu derlemede Altın Çağ’ın büyüsünü siz de hissedecek, her öyküyü son sayfasına kadar soluksuz okuyacaksınız. Kitaptaki gizemli suçların izini sürerken heyecanlı bir yolculuk sizleri bekliyor. Adil oyun kuralına göre yazılmış öykülerdeki gizemi çözmek, sadece en dikkatli ve zeki okuyuculara nasip olacak. Şimdi, sır perdesini aralamaya hazır mısınız? Bir Yaz Günüydü, polisiye meraklılarının mutlaka okuması gereken bir kitap. Suçlar ve gizemlerle dolu bu dünyaya adımınızı atın, karanlık sırlarla örülmüş öykülerin tadını çıkarın. Lanetli Evin Katili Zengin ve pek sevilmeyen bir adam olan Fikret Erbay ölüm döşeğindedir. Akrabaları, onu son yolculuğuna uğurlamak için evinde toplanmışlardır. Hepsi de kendilerine kalacak mirasın peşindedir. Ancak işler umdukları gibi gitmez. Karanlık sırların ortaya çıkmasıyla birlikte evin geçmişten gelen laneti de canlanır. Katilin nerede, ne zaman duracağını artık kimse bilmemektedir