. Söylenenler de boynu bükük mahcub olan türden.. Onunçün eğik… Aşk gibi..Hani dedimdi sözün başında, cesaretten dem vururken; anlayana sözlerim, kastım okuna, hakka girilmeye.. hakka girilmeye, evet hakka girilmeye...zannmış sahibini evc-ü kemâle eriştirir; yine zannmış sahibini başı öne eğdirir..sevenler hiç tasalanmasın, yeri yurdu hakkı hukuku bilenlerdeniz..sözlerimiz O’nadır, gayrisinde aranmasın....seviyor zannedenler de; sözüm israf olmaya.. varsın öyle sanadursun; ahirette görüşüle.. ..Ve nihayet, bu aşk ki, beşerî kayıtların ötesinde bir hakikate kapı aralaya; asıl menziline, mutlak olan vuslata.. Gönül, her neyi severse sevsin, o sevgi hakikatte O’na yürüyüşün bir gölgesi değil mi? O’nun cemâlinden bir akis; O’na dönüşe bir işaret..Aşk da, bu bakımdan bir yolculuk; zahirde belki bir varlığa, bâtında ise Hakk’a.. farkında olunsa da olunmasa da..