Herkes haklıydı. Ve herkes yalnızdı. Bir kış akşamı odamda dört kişi oturuyordu: anne, baba, iki çocuk. Anne haklıydı; baba haklıydı; çocuklar haklıydı. Ve aynı sofrada dördü de yapayalnızdı. O akşam şunu anladım: Yuva haklılıkla değil, bağ ile beslenir. Haklılık mahkemede işe yarar — evde yalnızca yalnızlığı büyütür. Yirmi yılı aşkın süredir aynı odada aynı soruyu duyuyorum: “Hocam, daha ne yapayım?” Bu kitap o sorunun cevabıdır: dokuz eylem. Suçlu aramaz, nutuk çekmez; kavganın tam ortasında elinizden tutar. Bu kitabın sonunda kavgalarınız bitmeyecek. Ama kırıldığınızda ne yapacağınızı bileceksiniz — ve o bilgi, evin âdeti olacak. Kusursuz yuva yoktur; onarılabilir yuva vardır.