Modern İstanbul Ermeni Şiiri'nin özgün seslerinden Antan Özer, gündelik hayatın en sıradan anlarında insanın en derin meselelerini görünür kılan şiirleriyle okurla buluşuyor. Yalnızlık, yalınlığın içindeki derinliği, mizahın içindeki hüznü ve hayatın görünmez ayrıntılarını bir araya getiren seçkin bir şiir derlemesi. Özer, konuşma dilinin doğal akışına yaslanan berrak üslubuyla yalnızlığı, yoksulluğu, adaletsizlik karşısındaki vicdanı, insanın varoluş sancılarını ve bütün bunlara rağmen yaşam sevincini anlatıyor. İnce bir mizah, beklenmedik karşıtlıklar ve güçlü gözlem yeteneğiyle kurduğu dizeler, okuru hem gülümsetiyor hem de uzun süre zihninde yankılanacak sorularla baş başa bırakıyor. 1940'lı yıllarda şekillenen Modern İstanbul Ermeni Şiiri kuşağının önemli temsilcilerinden Antan Özer, Zahrad'ın açtığı şiir yolunu kendi özgün sesiyle zenginleştiren şairlerden biri olarak öne çıkar. Gösterişten uzak, sözü tutumlu kullanan şiirlerinde küçük insanın gündelik hayatına, yoksulluğa, ayrımcılığa, belleğe, ölüme ve yaşama aynı ölçüde dikkat kesilir. Mizahı hiçbir zaman yalnızca güldürmek için değil, hayatın çelişkilerini görünür kılan güçlü bir anlatım biçimi olarak kullanır. Şiiri hayatın felsefi bir yorumu olarak gören Özer, az sözle çok şey söyleyen dizelerinde, sıradan görünen deneyimlerin ardındaki evrensel hakikatleri yakalar. Bu yönüyle şiirleri, dönemini aşarak bugün de canlılığını ve güncelliğini korur. Ohannes Şaşkal'ın titiz çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Yalnızlık, Modern İstanbul Ermeni Şiiri'nin mütevazı ustalarından Antan Özer'le tanışmak isteyen okurlar için önemli bir başlangıç niteliğinde.