Diyarlarda tanrıların devri sona erdi. Artık güç, seçilmişin kanında ve sözünde saklı.Mana, hangi soydan geldiğini öğrenmiş, kanına işlenmiş kadim sırlarla eskisinden çok daha güçlü bir Bekçi olmuştu. Ama güç, yalnızca sorumluluk getirmiyor; tanrıların gelin kuralı hem evliliğini hem de karnındaki bebeği tehdit ediyordu. Üstelik Su Tanrısı’nın da gelin kuralına boyun eğmeye niyeti yoktu. Bir zamanlar ona kurban edilen gelin, artık yalnızca onun kaderi değil, kalbiydi. Ve onu geri almaya çalışan herkes, bir tanrının öfkesiyle yüzleşmek zorunda kalacaktı. Kehanetler birer birer gerçekleşirken Karanlık Tanrıça uyanmakta, karanlık ırk güçlenmekte ve geçmişin ardında saklanan sırlar gün yüzüne çıkmaktaydı. Üstelik Mana’nın içinde mühürlenmiş kötü bir ruh, ortaya çıkmak için doğru anı bekliyordu.Aron ve Mana hem kendi kaderleriyle hem de dünyanın geleceğiyle yüzleşmek zorundaydı. Peki, öğrendikleri gerçekler dünyayı karanlıktan kurtarmaya yetecek mi, yoksa tanrıların diyarlarının kaderi sonsuza dek değişecek mi?