"Leyli Zengin tanınmış bir şair, televizyon yıldızı veya politikacı değil; şiirlerini okuma ayrıcalığına sahip olan herkes için sadece bir şans: çok fazla resmi eğitim almamış, dört çocuğunu neredeyse tek başına büyütmüş ve bu şüphesiz zorlu hayatın ortasında, kendini, duygularını ve düşüncelerini -sadece kendisi için- şiirsel bir şekilde ifade etmenin yolunu bulmuş sade bir kadın." - Martin Greve - Etnomüzikolog, Orient-Institut Istanbul Leyli Zengin yazılarında, Yunus Emre'den Hacı Bektaş'a kadar birçok bilgenin dile getirdiği ve kendine benzesin benzemesin her canlıya yaradandan olduğu için sevgi ile yaklaşan, değer veren bakış açısını yansıtıyor. - Prof. Dr. Aydın Durgunoğlu - Minnesota Üniversitesi Her görüşme sonunda elime bir mektup tutuşturdu. Hatta son görüşmede anneme de bir mektup yazıp elime tutuşturdu. Yanına, bahçeden topladığı kuru yapraklar ile yaptığı küçük bir demet koydu. Kuru yapraklardan başlayarak, nesneleri ve eşyaları "kişileştiriyor" ve dileklerini bazı küçük yerel hikayeler ile beziyordu. Yazıları, hikayeleri ve nesneleri hep "iyilik" içeriyordu. - Prof. Dr. Besime Şen - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Kilimin üstünde Ebe Leyli'min elleri, o kırışık, durmayan elleri. Kilimin yünlerinin arasından tozları çıkaran parmakları. Bir nesil elleri çatlayıncaya kadar bulaşık yıkadı, ama onun huzursuz elleri, kalemi eline aldı düğümlenmiş dili çözüldü Özgürce yaşanması beklenmeyen bir hayattan kopup gelen ezgi oldu. - Ada Yılmaz - Torunu