Devam etti Sarp ve konuşurken büyülü yolların sesini kullanan, eskimiş, önceliği yitirilmiş bir adamdan bahsetti: "Düşünce acı çektirir." diye yazıyordu adamın göğsünde, yazmaktan çok kazımışlardı göğsüne bunu. "Düşünce acı çektirir." Onu ıstırabın ağır işçisi saymışlardı. Koştu, insanlara çarpa çarpa, yerlere düştü, kalktı, tekrar düştü, yine kalktı. Dönüp bakmadılar ona. Son bir hamle yapıp çağın sahnesine çıktı. Herkese göstermek için açtı göğsünü, göstermek istemişti kainatın kalp atışını. Gösteremedi. Hayat, tüylenmiş bir kazak gibi kaşındırıyordu bedenini. Yoruldu düşüncenin Zerdüşt'ü. Oturdu dünyanın uçurumlarla dolu kenarına. Kendi kendine konuşmaya başladı, kelimeler birbirine benziyordu. Ellerine baktı; kanıyordu elleri gölgelerin ölümünü temizlemekten. Bir kedi ellerini kiraladı onu sevmesi için. Bir avuç masumiyet oluştu. Bakışlardaki en tenha mahalleydi yaşama sanatı. Devam ediyordu serüven, yanında yürüyen duygu ordusuyla. Bu görünmeyendi. Görünen ise karanlıklar musluğu akarken herkesin ağzını musluğa dayamasıydı.