Gabriel portakallardan nefret ediyordu… Ta ki rüyasında onlarla konuşana kadar.Turuncu bir gökyüzünün altında, devasa portakalların peşinden koştuğu bu tuhaf rüya; korkuyla başlayan ama cesaretle devam eden bir keşfe dönüşüyor. Konuşan portakallar, Gabriel’e yalnızca bir meyveyi değil, ön yargının ne kadar yanıltıcı olabileceğini de anlatıyor.Bu sıcacık hikâye; korkuların, kulaktan dolma yargıların ve “hiç denemeden sevmemelerin” nasıl değişebileceğini çocukların dünyasından anlatıyor.Bazen hayatı değiştirmek için gereken tek şey, küçücük bir dilim cesarettir… belki de bir dilim portakal.