“Ölüm saplantısıyla aran nasıl?”“İyi! Her sabah ölüyorum.”Vüs’at O. Bener’in ölüme daha derinden ve daha yakından baktığı, otobiyografik ipuçlarıyla ördüğü, okuruyla bulmacavari oyunlar oynadığı öyküler. Gerçeği usulca kurguda damıtan yazarın kaleminden zamana karşı duran bir başyapıt. Kendi deyişiyle, Siyah-Beyaz “Mızıkalı Yürüyüş ve Kara Tren’le beraber tamamlanan bir trilogya”.1993’te Yunus Nadi ve Sedat Simavi edebiyat ödüllerini kazanan Siyah-Beyaz, Bener usulü tasarruflu sözcüklerin çağrışımlarıyla “sustuğu kadar büyüttüğü” kocaman bir öykü evreni.“Vüs’at O. Bener’in yapıtlarında yaptığıysa ben inşasından ziyade ben’in, benliğin teşrih edilmesidir; bir anlamda insanın tam zıddı bir eylem. Gerçi büsbütün parçalara ayrılmaz, ama içerideki parçaların görünürlük kazandığı bir açılma söz konusudur.”–Behçet Çelik