Zachaeus ne bilsindi böyle şeyleri! O halde... o halde ayağını denk alsındı, işte o kadar, açsındı gözünü! Şom ağzını kapatıp otursundu oturduğu yerde! Zachaeus ayda ne kazanıyordu? Yoksa Washington’da evleri, apartmanları mı vardı, yoksa dün inekleri mi buzağılamıştı? Serserilik Günleri, 1886’da Amerika’ya giden Knut Hamsun’un orada yazdığı altı hikâyeden oluşuyor. Necatigil’in derleyip çevirdiği bu hikâyeler, bir yandan işçilerin, göçmenlerin, yersiz yurtsuzların o dönemdeki hayatlarını sert bir gerçekçilikle ortaya koyarken, bir yandan da Hamsun okurlarının alışık olmadığı eğlenceli diyaloglar ve mizahi bir üslupla bezeli. Behçet Necatigil’in 1955 yılında yayımlanan bu çevirisi 71 yıl aradan sonra tekrar gün yüzüne çıkıyor. “Hamsun tramvaylarda biletçilik, tarlalarda ırgatlık etti. Biletçilikte tutunamamıştı. Durakları aklında tutamıyor, birbirine karıştırıyor, yolculara haber vermeyi unutuyor, sahanlıkta kitap okumaya dalıyordu. Chicago’dan bunun için ayrıldı. Kuzey Dakota’ya bu yüzden gitti. Oralarda çiftliklerde, bozkırda ekin kaldırma işlerinde çalıştı. ‘Serserilik Günleri’, ‘Zachaeus’ adlı hikâyelerinde hayatının bu dönemini anlatır.” Behçet Necatigil