2957 yılında geçen bu roman, güçlü bir distopya-bilimkurgu omurgası üzerine kurulmuş; özellikle açılıştaki atmosfer (iklimin tersyüz oluşu, insanların “kül rengi” bir dünyada tükenişi) ve Türk bilim insanlarının çaresizliği, okuru daha ilk sayfalarda ...